Eşler arasındaki gelir düzeyi farkları, ilişkileri birçok açıdan etkileyen bir konudur. Gelir farkı hem evlilik doyumu hem de toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında ele alınması gereken önemli bir dinamiktir. Evlilikte yaşanan gelir eşitsizliği, güç dağılımını etkileyebilir, iletişimde bozulmalara yol açabilir ve zamanla çatışmaları beraberinde getirebilir.
Ataerkil toplum yapısında kadınların erkeklere kıyasla daha düşük maaş alması ya da evliliğin ekonomik sorumluluğunun tamamen erkeğe yüklenmesi, kadınların daha bağımlı, kırılgan ve karar süreçlerinde daha az etkili olmasına sebep olabilir. Bu durum doğal olarak iletişim sorunlarını ve ilişkisel çatışmaları tetikleyebilir.
Diğer tarafta, kadının erkekten daha yüksek gelire sahip olduğu durumlarda, toplumsal cinsiyet normlarının çatışması sebebiyle farklı sorunlar ortaya çıkabilir. Geleneksel roller erkeği geçim sağlayıcı, kadını ise ev içi sorumluluklarla eşleştirirken; bu roller yer değiştirdiğinde erkeklerde yetersizlik, özgüven kaybı, kıyaslama ve rol tehdidi gibi duygular görülebilir. Bu hisler de ilişki doyumunu düşürür ve çatışmaları artırır.
Gelir eşitsizliği evlilikte bir çeşit hiyerarşi yaratabilir. Geliri yüksek olan eşin kendisini daha yetkin görmesi, kararları tek başına alma eğilimi ya da diğer eşin kendisini dışlanmış ve değersiz hissetmesi ilişkiyi olumsuz etkiler. Ekonomik kontrolün artması, harcamalara karışma ve hesap sorma davranışları zamanla psikolojik şiddete dönüşebilir. Bu durumlar ilişkide güvensizlik, duygusal uzaklaşma, tartışmalar ve uzun vadede evlilik doyumunun azalmasıyla sonuçlanabilir.
Peki çözüm nerede?
Ayrıca:
ilişkide karşılıklı saygıyı ve anlayışı güçlendirecek adımlardır.
Psk. Fatma İdil Kaya

