İstakoz yumuşak ve savunmasız bir canlıdır. Onu koruyan sert kabuğu büyümez. Bedeni genişledikçe kabuk daralır ve sıkışma başlar. Bu fiziksel baskı aynı zamanda stres yaratan bir zorlanmadır.
Büyüme tam da burada başlar.
Huzursuzluk arttığında istakoz güvenli bir kovuğa çekilir. Kabuğunu çıkarmak için riskli, acılı ve yorucu bir sürece girer. Eski kabuk gider; yerine daha geniş, daha güçlü bir kabuk gelir. Bu döngü yaşamı boyunca tekrar eder.
Twerski’nin vurguladığı şey şudur:
Psikolojik Kabuğumuz ve Daralma Anları
Zamanla bu kabuk bize dar gelmeye başlar.
Bunu bazen şöyle hissederiz:
- Aynı işte tıkanmışlık
- Bir ilişkide kendini tüketmiş hissetme
- Motivasyon kaybı
- Değersizlik ve yönsüzlük duyguları
- “Artık böyle gitmiyor” hissi
Bu an, kabuğun artık büyümemize izin vermediği andır.
Stres Bir Düşman Değil; Bir Sinyaldir
Psikolojide stres doğru yönetildiğinde:
- farkındalık yaratır,
- karar vermeyi hızlandırır,
- yeni beceriler kazandırır,
- yaratıcılığı artırır,
- değişimi başlatır.
Bu yüzden danışanlarıma sık sık sorarım:
- “Seni zorlayan şey gerçekten ne?”
- “Bu zorlanma sana hangi değişimi işaret ediyor?”
- “Gelişim için hangi kalıbı bırakmalısın?”
- “Bu stres anındaki tepkilerin sana ne anlatıyor?”
- “Bu sıkışma duygusu sana ne söylüyor olabilir?”
Bu sorular, kişinin kabuğunu fark etmesini ve yenisini inşa etmeye başlamasını sağlar.
İnsan Neden Stresle Dönüşür?
Yani sıkıştığımız yer aslında dönüşümün eşiğidir.
Kabuğunu Kırmaya Hazır mısın?
Twerski’nin metaforu bize şunu hatırlatır:
Büyüme, rahatsızlığın içinden doğar.
Şimdi kendine sor: Hangi kabuğa sığmıyorsun ve yenisini inşa etmeye hazır mısın?
Psk. Nursena Bugurlu

